31 Mart 2011 Perşembe

Kısa Film - Gülümse


Belkide çok küçük bir gülümseme çok şeyi değiştirebilir...
Yönetmen : Hasan Tolga Pulat
Senaryo : Tuncay Tunca - Hasan Tolga Pulat
Oyuncular: Ekim Ekemen, Esra Yurtsever, Emre Kavuk, Melek Ekemen, Mustafa Üstündağ, Levent Berber

ve.. müzik: Melih Kibar, kendisini saygıyla anıyoruz...

30 Mart 2011 Çarşamba

Gündoğumu - 3

29 Mart 2011 Salı

Hayatımızdaki Radyasyon Kaynakları

Hayatımızdaki radyasyon kaynaklarını karşılaştırmalı şekilde sunan bir tablo, incelemenizi tavsiye ederim.

http://xkcd.com/radiation/ sitesinden alıntıdır.

Kısa Film - Tutulma


Sansür ve diğer yasakları konu alan bir kısa film.

27 Mart 2011 Pazar

Hava-i fişek - 2

Gündoğumu - 2

26 Mart 2011 Cumartesi

Dolunay 2

Günbatımı - 1

24 Mart 2011 Perşembe

Eclipse ile C programlama

Çoğumuz programlamaya Dev - C++ ile başladı (kimimiz hala onu kullanıyor). Kimileri de basit ve sade olan gedit & gcc ikilisini kullanıyor. Yazılım piyasasında ise günden güne bir standart haline gelen Eclipse tercih ediliyor. Daha önce Eclipse ile pek de başarılı olmayan denemelerim olmuştu fakat şimdi önceki sıkıntılarımın üzerine gidip kendi çalışmalarımda çoğunlukla Eclipse kullanmaya çalışacağım. Yazılım işiyle uğraşan arkadaşlarım Eclipse'in büyük projelerde düzenli çalışmaya yardımcı olduğunu söylüyorlar. Biz de deneyip göreceğiz.



Sizin de bir sorunuz yada yorumunuz olursa, ben Eclipse'i Ubuntu 10.04 üzerinde kullanıyorum. Sürümler arası arayüz farklılıkları olabilir. Youtube da Eclipse ile alakalı bir çok video bulmak mümkün. Ben faydalı bulduklarımı burada paylaşacağım. Unutmadan hatırlatayım Eclipse kurmadan önce Java JRE kurmayı ihmal etmeyin. (ben kurulum sırasında sıkıntı yaşadım ama biraz google yardımıyla halloldu.)

Not: Anlatan arkadaşın ingilizcesi pek iyi değil ama tane tane, yavaş bir şekilde anlatmaya çalışıyor. Vidyoyu hazırlayan arkadaşın emeğine sağlık =)

15 Mart 2011 Salı

Hava-i fişek - 1

14 Mart 2011 Pazartesi

Gündoğumu - 1

Kediler - 1

13 Mart 2011 Pazar

Dolunay

Unstoppable

Konusu trenler olan bir film ne kadar gerilimli olabilir ki...



Normal bir günde, herzaman olduğu gibi Fuller Yard. (Kuzey Pennsilvanya) tren garından kargo yüklü trenler gidecekleri yere doğru hazırlanmaktadır. Kimyasal kargo yüklü 777 numaralı trenin servis bölgesinden esas rotası olan hatlara geçirilmesi sırasında çalışanların gevşek davranmasından ve belki de kötü şans sebebiyle tren kontrolden çıkar. Tren, üzerinde hiçbir kondüktör yada mühendis olmadan son hız olmaması gereken bir hatta yoluna devam eder.

Will Colson (Chris Pine) karısıyla yaşadaığı tartışma sonucu mahkeme kararıyla çocuğunu görememektedir. Hayatta tek isteği ailesiyle tekrar biraraya gelmektir. Genç bir kondüktor olan Will o gün tecrübeli mühendislerden Frank Barnes (Denzel Washington) ile birlikte 1206 numaralı yük treninde çalışacaktır. Yeni tanışmaları ile birlikte birbirlerine diş geçirmeye çalışırken yavaş yavaş hayat hikayalerini anlatmaya başlarlar. Herşey çok sıradanmış gibi gözükürken kontrolden çıkmış bir trenin, kendi hatlarında üzerlerinine gelmekte olduğunu öğrenince aralarındaki ilişkinin boyutu değişir...

Tren konulu bir filmden beklenmeyecek kadar gerilim öğesi içeren filmi izlemenizi tavsiye ederim. Denzel Washington'ın oyunculuğu her zaman ki seviyesinde olsa da kendisine Polisiye - Gerilim türü filmler daha çok yakışıyor. (Yada kendinisini hep o tür filmlerde izlemeye alıştığım için bana öyle geliyor)

İyi Seyirler.

6 Mart 2011 Pazar

The Tourist

Angelina Jolie ve Johhny Depp in başrollerini paylaştığı aksiyon, drama ve romantizm öğeleri taşıyan güzel bir film..



Elise (Angelina Jolie) kendi istekleri doğrultusunda haraket eden ve insanları kolayca yönlendirebilen gizemli bir kadındır. Kalbini kaptırdığı kanun kaçağı Alexander'a gizli bir şekilde ulaşmaya çalışırken; kendi halinde Avrupayı gezmeye çalışan turist Frank'i (Johnny Depp) planında bir piyon olarak seçer. Elise, Frank'i kendi istekleri doğrultusunda etkilemek için onun duygularına dokunmaktan çekinmez. Frank gönlünü Elise'e kaptırır ve gizli servis, mafya, polis kovalamacasında ona eşlik eder.

Bence filmin genelinde Johnny Depp'in oyunculuğu pek göze çarpmıyor. Belki Angelina Jolie'yi beğendiğimden bana öyle gelmiş olabilir =) Johhny Depp yerine başkası oynasa da olurmuş (belki de daha iyi olurmuş). Ama filmin senaryosu düşünüldüğünde Johhny Depp'in gişe hasılatı düşünülerek kadroya alınmış olduğunu söylemem yanlış olmaz. Film seti olarak Venedik'in seçilmesi filme görsellik katmış. Vakit geçirmek isteyenler için güzel bir film. İyi seyirler.

The Next Three Days

Russel Crowe'dan Prison Break çizgisinde bir film.



John (Russel Crowe) karısı Lara (Elizabeth Banks) ile mutlu bir hayat sürerken, karısı müdürünü öldürmekten tutuklanır. Eldeki kanıtlar çerçevesinde Lara hapse atılır. Eşini hapisten çıkarmak için elinden geleni yapan hukukun tüm olanaklarını zorlayan John son umut olarak karısını hapisten kaçırmaya karar verir. Ve seyircilere Prison Break'i hatırlatan hazırlıklara başlar.

Russel Crowe'ın John Brennan karakterindeki oyunculuğu zaman zaman bana A Beautiful Mind'da oynadığı karakteri hatırlattı. Ayrıca senaryo açısından polislerin/dedektiflerin soruşturma takip yeteneklerinin daha fazla olmasını beklerdim. Filmi genel olarak beğendim, izlemenizi tavsiye ederim.